Bunu ilk duyduğum kişi annemdi ve benim için söylemişti.Lise 1 deydim,spor yapacağım diye ders çalışmamaya başlamıştım.Bu yüzden yalan da söylüyordum.Her işimi son ana bırakıyor, ödevlerimi yapmıyordum.Sürekli televizyon seyredip müzik dinlemek istiyordum.Okuldan gelir gelmez süslenip üst mahallenin kızlarının yanına gidiyordum.Sıra sıra hepsine aşık olmuştum.Hiç biriyle de çıkamamıştım ki, bu başka bir konu.İnsan kendine güvenini kaybetti mi sadece hayal kurmaya başlar ve bende öyle yapıyordum.Karete mi yapmalıydım.Basketçi olup smaç şampiyonumu olmalıydım.Ve ya uzaylılar gelip beni bir anda yakışıklı mı yapmalıydı falan.E bu kafadaki adamın ders çalışması da mümkün değildi.Dışarıda herkese karşı çok anlayışlı ve saygılı iken evde annemi çıldırtıyordum.Gizli gizli maç yapıp terliyor sonrada terimin kurumasını bekleyip eve geliyordum.Çünkü annem bağdemciklerim şişer diye terlememi istemiyordu.Sonunda ne oldu biliyor musunuz ?Zatüre oldum.3 ay okula gidemedim.Her gün iğne oldum.Sonra iyileşir iyileşmez sigaraya başladım.Kızların gözünde karizmatik olmak için .Gizli gizli içerken bir gün babam beni berberin aynasından bir güzel izlemiş ve yakalamıştı.Bir kaç yıl küstü bana.Evde dağınık ,geç yatan, okulu sevmeyen, sağlığını korumayan ,ders çalışmayan umutsuz bir vaka haline gelmiştim.Annem de işte bunların üstüne beni kanser edeceksin demeye başladı.
Aradan yıllar geçti ve 1992 yılında anneme kanser teşhisi konuldu.Ben o zamanlar üniversitede 3.yılımı okuyordum.Ama daha ikinci sınıfa bile geçememiştim.Annem 1997 nin 15 şubat günü hayata gözlerini kapadığında ise okuldan 6,5 yılda mezun olmuş dershanede öğretmenlik yapmaya başlamıştım.Yani bir şekilde ite kaka da olsa brişeyler olmuştum.Annem 1996 yılında onu ecele taşıyacak son ameliyatını olduğunda gayet neşeli idi ve ben hastanede yanında refakatçi idim.Koridorda gezinti yaparken birden ciddileşti ve bana
''Biliyor musun ,beni bu hayatta 3 kişi kanser etti ''dedi.
Ben ''kim bunlar'' dedim.
Hala herkesten sır gibi sakladığım birinin adını verdi ,ve dedi ki;
1.si .........ydı ve bana şunları yaptı.
Ben vay şerefsiz vuracağım onu dedim.
2.si .......ydı ve bana şunları yaptı dedi.
Ben yine vay şerefsiz onuda vuracağım dedim.
3.sü sensin dedi.
Ben vay şerefsiz dedim ve birden dondum kaldım.
Ben ne yaptım Allah aşkına sana dedim.
Senin okul hayatın ve dağınıklığın beni hep korkuttu dedi.Bir baltaya sap olamayıp hep kardeşine yük olacağını düşündüm dedi.
Annemin ölümünden sonra ben evlendiğim güne kadar hep vicdan azabı içinde yaşadım.Kimselere söyleyemedim.Kendimi dağıttım.Tüm kazandığım parayı gezmeye yemeye içmeye harcadım.Hayat zaten kısa tadını çıkarayım bari dedim.Babamın evinden ayrıldım kardeşim evlendi yakın arkadaşlarım evlendi bir anda serseri mayına dönüverdim.
2006 yılının haziran ayında evlendim.Evlilik hazırlıkları sırasında evimizi döşerken önemsiz bir konuda bir kadına danışılması gereken bir soru geldi aklıma.Galiba perdelerle ilgili bir şeydi.O an etrafımdaki kadınları ya yetersiz yada zevksiz gördüğüm için kimseye soramadım.Anneminde zevkleri süperdi ve resmi de iyiydi.Ben yine büyük bir vicdan azabıyla kafamı gökyüzüne çevirip ah keşke burada olsaydın dedim.Sonra birden bire aklıma şimşek gibi bir düşünce saplandı.Annem niye burada değildi?
Ben onu kanser ettiğim için:(
Niye kanser etmiştim?
Adam olamayacağımı düşündüğü için.
Peki sonunda bir mesleğim oldu ve parada kazanmaya başladım mı?
Evet.
İnsanlar bana saygı duyuyor mu?
Evet.(Bir kaç ön yargılı kişi hariç)
Öğrencilerim beni seviyor mu?
Evet.
İşimi iyi yapıyor muyum?
Evet.
Geleceğim parlak mı?
Evet.
Bunları annemin nasihatleri yüzünden mi gerçekleştirdim?
Hayır.
E annem niye öldü?
Yanlış tahminde bulunduğu için :(
Düğünümü görebilecek mi?
Hayır.
Kardeşimin düğününü gördü mü?
Hayır.
Torunlarını görebilecek mi?
Hayır.
Biz evlenirken bize yardım edebildimi ?
Hayır.
E ne halt etmeye öldü o zaman?
Bana kızıp öldüyse kardeşimin ne günahı vardı..........?????????????
Bütün bunlar aklımdan geçince birdenbire pişmanlığım bitiverdi.Çünkü bir annenin görevi elbette çocuğunun iyi eğitim almasını sağlamaktır ama asli görevi bu değildir.Annelerin 3 temel görevi vardır.
1- Doğurduğu çocuğunu sağlıklı yetiştirmek,temizlemek,
.
2-Evlendiği gün yanında olmak ve evlilik hazırlıklarına yardımcı olmak.
3-Torunu olduğunda bazı günler birkaç saat alıp sevmek, çocuğuyla eşinin biraz kafa dinlemesini sağlamak.
Hepsi bu.
Ben çöpçüde olsaydım annelik görevleri bunlar olacaktı.Kendisi öğretmen veya profesörde olsaydı veya temizlikçi de olsaydı annelik görevleri bunlardı.Demek ki aslen çocuk hata yapabilir ama tecrübeli bir anne hata yapamaz.Yapamazsınız...Kendinizi hasta edip bu diyardan gidince çocuklarınıza bir faydanız var mı?Yok.
E ne için hasta oluyorsunuz o zaman?Çocuğunuzun size gerçekten ihtiyaç duyduğunda yanında olmanız sizlerin asil görevidir.Çocuklarınızı bilim adamı mühendis yapmak değil.Ayrıca şöyle bir düşünceyi kabul etmek saçmalıktır.Çocuğum beni çok üzüyor,geleceğini düşünmekten hasta oldum.Sonra çocuğumun en önemli günlerinde yanında olamadım.Yani çocuğunuzun iyiliğini düşünürken terki diyar edip aslında çocuğunuzu yapayalnız bırakıp hiç düşünmemiş durumuna düşeceksiniz.Yapmayın.Bırakın çocuğunuz istediğini yapsın.
Kimsenin kaderini değiştiremezsiniz.Her şey olacağına varır.Çocuklarınız dünyanın en pis işini de yapacak olsa ,evlilikleri en mutlu günlerinden biridir ve sizin anne olarak vazifeniz çocuğunuzun yanında olmaktır.
Ben çocuklarınızı salın ortalığa ne olurlarsa olsun demiyorum.Elinizden geleni çocuğunuz için hayatınız boyunca yapmaya çalışın ama karşılaştığınız sorunlar karşısında üzülüp üzülüp hasta falan olmayın.Her zaman yeni yollar arayın.Alternatif meslekler araştırın.Her zaman çocuğunuzu destekleyin.Çocuğunuzun ne meslek yapacağı değil, mutlu olup olmayacağı ve huzurlu bir hayat yaşayıp yaşayamayacağı önemlidir.Her kes bir gün kendine göre bir yol çizer.Belki çok para kazanacağı bir mesleği olmayabilir ama çok mutlu ve sade bir hayatı olabilir.Belki de özel sektör de inanılmaz bir kariyer de yapabilir ve ya para da kazanabilir. Belki bir balıkçı kasabasında mütevazi bir hayat yaşar ama sağlıklı ve mutlu olur.Bu iyi değil mi?Belki gerçekten çok yeteneklidir ve olimpiyatlarda ülkemizi temsil eder,resimleri yurt dışında bile satılır duruma gelir.Bilemezsiniz.
İstatistiksel olarak 75 milyonluk bir ülkeden dünya çapında sanatçılar sporcular çıkmıyorsa zaten bunda bir tuhaflık vardır.Biz ülke olarak bu değerleri ortaya çıkaramıyor veya çıkanları yeteri kadar desteklemiyoruz demektir.Çocuklarınızın yeteneklerini araştırın ve bu konuda önünü açmak için savaş verin.İllaki doktor olsunlar diye değil.
Yani ,allah aşkına hasta olacağım demeyin.
Hasta falanda olmayın.
Anne olduğunuzu unutmayın.
Tüm annelere sevgilerimle.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder