BAŞARIMIZIN SIRRI NEDİR?
Bizim başarımızın sırrı evde eğitimle ilgili,dersler ve yazılılarla ilgili,ödevler ve dershane sınavlarıyla ilgili veya bu içerikte her türlü konunun aile içinde konuşulmasını "YASAK" lamamızdır. Bizimle çalışmaya başlayacak ailelerden bir söz istiyoruz: Aileler, hiç bir şekilde çocuklarına ders çalış diyemez, ödevlerini kontrol edemez.ama istediği kadar bizimle irtibata geçebilir ve çocuğuyla ilgili her merak ettiğini bize sorabilir. Bizden ayrıntılı rapor isteyebilir. Çocuklar bize hiç bir şekilde pembe dahi olsa yalan söyleyemez,bizi kandırmaya teşebbüs bile edemez. Biz zaten buna ihtiyaç duymalarını engelleyecek bir eğitim ve takip programı uyguluyoruz. Nedir bu? Eğer bir öğrenci ders çalışmak ,ders almak veya ödev kontrolü için bize geleceği gün bize telefon açıp 'Ben arkadaşımın doğum gününe gitmek istiyorum, bugün havamda değilim.' ve bunun gibi bir mazeret söylerse programcı arkadaşımız hemen çocuğun kendisine uygun bir gün ve bir saat için danışmanı veya öğretmeni ile tekrar randevu ayarlıyor ve o günkü programını iptal ediyor. Böylece çocuk hem sosyal aktivitesinden geri kalmamış oluyor, hem de dersini veya çalışmasını kaçırmamış oluyor. Biz bu zahmete razı olduktan sonra da çocukların bizi kandırmasına gerek kalmıyor; çünkü bizim amacımız bağcıyı dövmek değil üzüm yemek. Ailenin de bilgisi dahilinde çalışmalarımız bu şekilde aksamadan devam ediyor.
Sonuç olarak ,çocuk ev yaşantısında kaybettiği hakları geri kazanıyor,veli çocuğuyla ilgili istediği kadar bilgiyi bizlerden alabiliyor,çocuk daha az ama daha düzenli ve verimli çalıştığı için notlarını düzeltiyor, velinin çocuğuna güveni artıyor ve her konuda ilişkiler düzelmeye başlıyor.
Bu yöntemi bizden başka bilen yok mudur sizce? Olmaz olur mu. Bu yöntemi herkes biliyor ama uygulayabilmek için gerekli donanıma ve insan gücüne sahip değiller. Biz 65 kişilik bir öğretmen kadrosuyla,rehberlik uzmanlarıyla,psikologlarla,çocuk gelişim uzmanlarıyla birlikte bu organizasyonu yönetiyoruz. Birde bunun üstüne 18 yıllık tecrübemizi ve iletişim becerimizi ekleyince sonuç doğal olarak beklentileri karşılayacak bir düzeye çıkıyor.
Çocuklarınızı birilerinin sadece kişisel gelişim teknikleriyle motive etmesi yeterli değildir. Bu motivasyonu ve karşılıklı güveni tesis ettikten sonra öğretmenler tarafından çocuklarınıza nasıl ders çalışılması gerektiği öğretilmeli ve çocuklarınızın konu eksiklikleri öğretmenler tarafından yavaş yavaş kapatılmalıdır. Çocuk derslerindeki başarıyı artırdıkça aldığı dersler azaltılmalıdır. Bu durum, çocuklarınızı motive ve mutlu edecek en değerli olaydır; çünkü sosyal aktivitelerine artık zaman ayırabilecek ve boş zamanları artacaktır. İşte bu, çocuklarınızın gerçekten istediği yaşam biçimidir. Hiç bir çocuk yıl boyu düzenli olarak haftada 15-20 saat dershaneye gitmek istemez, hafta sonlarını kurs merkezlerinde geçirmek de istemez.başarıyı yakalayan çocuğun sizlerden alabileceği en büyük ödül, kendisine ayırabildiği zamandır; ancak biz şunu biliyoruz ki, sınavlara hazırlık yıllarında sınavların içeriği sebebiyle çocuklarınız mutlaka bir dershaneye gitmek zorundadır. Lise hayatının bütün bilgilerini kısaca hatırlaması ve sınav taktiklerini öğrenmesi gerekmektedir. Bizim amacımız bu son yıla çocuklarınızı bilinçli, istekli,nasıl ders çalışılması gerektiğini bilen, zaman planlamasını yapabilen, eski yılların konularına ait eksik bilgilerini tamamlamış, sorumluluk sahibi bireyler olarak taşıyabilmektir.
Saygı ve Sevgilerimizle
Sonuç olarak ,çocuk ev yaşantısında kaybettiği hakları geri kazanıyor,veli çocuğuyla ilgili istediği kadar bilgiyi bizlerden alabiliyor,çocuk daha az ama daha düzenli ve verimli çalıştığı için notlarını düzeltiyor, velinin çocuğuna güveni artıyor ve her konuda ilişkiler düzelmeye başlıyor.
Bu yöntemi bizden başka bilen yok mudur sizce? Olmaz olur mu. Bu yöntemi herkes biliyor ama uygulayabilmek için gerekli donanıma ve insan gücüne sahip değiller. Biz 65 kişilik bir öğretmen kadrosuyla,rehberlik uzmanlarıyla,psikologlarla,çocuk gelişim uzmanlarıyla birlikte bu organizasyonu yönetiyoruz. Birde bunun üstüne 18 yıllık tecrübemizi ve iletişim becerimizi ekleyince sonuç doğal olarak beklentileri karşılayacak bir düzeye çıkıyor.
Çocuklarınızı birilerinin sadece kişisel gelişim teknikleriyle motive etmesi yeterli değildir. Bu motivasyonu ve karşılıklı güveni tesis ettikten sonra öğretmenler tarafından çocuklarınıza nasıl ders çalışılması gerektiği öğretilmeli ve çocuklarınızın konu eksiklikleri öğretmenler tarafından yavaş yavaş kapatılmalıdır. Çocuk derslerindeki başarıyı artırdıkça aldığı dersler azaltılmalıdır. Bu durum, çocuklarınızı motive ve mutlu edecek en değerli olaydır; çünkü sosyal aktivitelerine artık zaman ayırabilecek ve boş zamanları artacaktır. İşte bu, çocuklarınızın gerçekten istediği yaşam biçimidir. Hiç bir çocuk yıl boyu düzenli olarak haftada 15-20 saat dershaneye gitmek istemez, hafta sonlarını kurs merkezlerinde geçirmek de istemez.başarıyı yakalayan çocuğun sizlerden alabileceği en büyük ödül, kendisine ayırabildiği zamandır; ancak biz şunu biliyoruz ki, sınavlara hazırlık yıllarında sınavların içeriği sebebiyle çocuklarınız mutlaka bir dershaneye gitmek zorundadır. Lise hayatının bütün bilgilerini kısaca hatırlaması ve sınav taktiklerini öğrenmesi gerekmektedir. Bizim amacımız bu son yıla çocuklarınızı bilinçli, istekli,nasıl ders çalışılması gerektiğini bilen, zaman planlamasını yapabilen, eski yılların konularına ait eksik bilgilerini tamamlamış, sorumluluk sahibi bireyler olarak taşıyabilmektir.
Saygı ve Sevgilerimizle
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder